Zorunlu Platonik

Ortaya Karışık 9 Nisan 2010 Zorunlu Platonik
Zorunlu Platonik

Eşcinselliğimin zirvesinde olduğum bir sabaha uyanmıştım. Gözlerimi açar açmaz yatağımdan yanlız kalkmanın verdiği hüzünle başbaşa kalmıştım. Şimdi yanımda olsaydı keşke… Şöyle göbekli, kirli sakallı kocaman bir … iç çekerek kalktım yatağımdan… yanlız bir duş, mis kokulu bir kahve… saate ilişti gözüm işe gecikiyordum.Hemen hazırlanıp alel acele çıktım evden.

Patron geldimi diye sordum sekreter hanıma. Gözlerime manalı manalı bakarak, şanslısın gelmedi daha dedi. Kocaman bir oh çekerek işimin başına döndüm. Yarım saat sonra kadar ben masadaki evraklara tepe üstü bir dalış gerçekleştirmişken, masanın önünde kocaman ayaklar belirdi, sevgili patronumu ayaklarından yüzüne kadar süzerek baktım ve ”oda ne!” patronumun yanında cenneteki nurilerden biri duruyordu. Sabah hayalini kurduğum o adam, yatağımda olması gereken o adam işte tam karşımdaydı. Tek eksik yönü kirli sakalının yani sakalının olmamasıydı.

Patronum bizi tanıştırdıktan sonra beyefendiyi üretim departmanına götürüp ordaki usta başıya teslim etmemi ve iş başı yapmasını sağlamamı söyledi. Ben hiç bişeyi bu kadar çok istememiştim sanki… Ne kadar şanslıyım bugün allahım… beyefendiyle departmana doğru giderken o yol hiç bitmesin diye dualar ediyodum.Yüzüme bakarken çok tatlı gülümsüyordu. Boynuna atlayıp, dudaklarına yapışmamak için kendimi çok zor tutuyordum.

Yürürken bir kaç şey öğrendim hakkında. Evli ve üç çocuğu olan bir adam. Buda onun eşcinsel olmadığı anlamına gelmişti. Biran hayal kırıklığı yaşadım ama olsun arkadaş olarakta kalabiliriz diye düşündüm. O günkü başlangıcın bir dostluğun başlangıcı olacağını ikimizde bilemezdik. İş arkadaşlığımız zamanla bir dostluğa dönüşmüştü. Ben onun ailesiyle oda benim ailemle tanıştı ama bu gidişat beni hüzünle mutluluğun ortasında yapayanlız bırakıyordu. Ben ona aşıktım ama o bunu bilmiyordu. Bana dostum deyip sarıldığı zamanlar içim gidiyordu.Tekrar sarılsın diye her türlü manevrayı yapıyodum. Sürekli ona dokunma ihtiyacı duyuyordum. Bazen rahatsız oluyordu bu halimden bunu açıkca söylüyordu. El şakalarını bazen abartıyosun derdi. Halbuki onlar el şakası değil, onlar aşkın dokunuşlarıydı.

İçinde bulunduğum topluma bazı geceler lanetler yağdırıyordum. Eşcinselliğimi gizlemek artık ağır geliyordu bana. Mecburdum ve gizlemeliydim. En zor tarafı ise dostum diye sarıldığım adama bile söyleyememek ve ona deli gibi aşık olmak ”çin işkencesi” gibiydi. Aşkın bu platonik denilen kavşağına girmiş ve bu yolda ilerlerken acımı hafifletmeyi bile beceremiyordum. Tenimin yangını onun dostca bile olsa bir kaç dokunuşuyla söner sanıyordum ama sönmüyordu. Giderek bağlanmış ve aşkımı büyütmeye devam ediyordum. Ama şunu biliyordumki ona söyleyemezdim.

Bu onu büsbütün kaybetmeme neden olabilirdi. Ben onu kaybetmeyi göze alamazdım. Zorunlu platonik aşkımın derinliklerinde boğulmaya devam ediyordum… Birgün… evet belki birgün beni anlar ve o kocaman, güçlü elleriyle çekip çıkarır beni bu bataklıktan diye ümid ediyordum. Bir gün onu düşünceli gördüm ve neler olduğunu sordum. Biz bu şehirden gidiyoruz dedi. ”Taşınıyoruz” dedi. Benim ruhum gözlerimden damla olup aktı sanki. O an kelimeler tüm anlamını yitirdi. “Neden?” diyebildim sadece.

Eşinin tayini çıkmış ve oda eşinin tayininin çıktığı şehirdeki şubede çalışmak için patrondan onay almış. Bu benim kaderim dedim, kabullendim. Gittiği gün bitmiştim. Tüm hayat belirtilerimi kaybetmiştim. Yanımda olduğu halde ona aşık olduğumu söyleyemeyen ben araya mesafeler girince nasıl söyleyebilirimki, yada onu sevdiğimi nasıl anlatabilirim.

Telefonla sürekli görüşüyorduk. Bulunduğu şehre gittim. Onlarda benim bulunduğum şehre geldiler. Sadece benim için olmasa bile gelmesi çok güzeldi. Bu zorunlu tüm hızıyla devam ediyor. Artık bu yolda çektiğim acı bile bana haz veriyor. Belki bir gün… evet belki birgün yatağımda ona sarılmış bir şekilde gözlerimi hayata açarım. olurya belki bir gün onun o kıpkırmızı dudaklarının ıslaklığını dudaklarımda hisseder teninin sıcaklığını içimin derinliklerinde büyük bir hazla hissederim…

Belki birgün…

 
Etiketler: , , , , , , ,
 

Beğendiyseniz daha fazlası var

3 Yorum Yapılmış

  1. Şirin Ayı [19 Nisan 2010 - 16:01]

    yazılarıma biraz ara verdim.elimde olmayan nedenlerden dolayı.lütfen kusuruma bakmayın.ama yazmaya devam edeceğim.hepinizi çok seviyorum.

  2. İçimdeki Ayı [20 Nisan 2010 - 01:18]

    yeni yazılarını dört gözle beklemekteyiz Şirin Ayı…

  3. Smthink [16 Mart 2011 - 17:04]

    Çok güzel bir yazı olmuş tebrik ederim özelden seninle konusmak istiyorum da ulaşman mümkün mü? msn adresimi veriyim mi?

Söyleyecekleriniz mi var? Buyrun...

 
İçimdeki Ayı - Yazarlık Başvurusu

İçindeki Ayıya Kulak Verenler

  • Madamlulubel : Ben kaş, smiley ve burun piercingi kullandım. Şuan sadece kaş piercingi...
  • Kötü Kedi Şero : keyifli bi etkinlikti... sıcak samimi ve içten bi sohbetti... katılan h...
  • Göksel K. : Valla bu kapaktaki adamla sevişmek için her şeyimi veririm....
  • İçimdeki Ayı : Fariz Merhaba, Heteroseksüellik neden oluşur, esas nedeni nedir?...
  • Fariz : iyi gunler sorum şu: eşcinsellik neden oluşur,bunun esas nedeni ne, ...