Yüksel Aytuğ’a Teşekkürler İçimdeki Ayıyı Çıkarttı!

Haberler 13 Şubat 2010
Yüksel Aytuğ'a Teşekkürler İçimdeki Ayıyı Çıkarttı!

”Ve sonunda bu da oldu. İzdivaç programına telefonla katılan bir kadın, stüdyoya evlenmek için gelen kadınlara talip oldu… İzleyenlerin ağzını bir karış açık bırakan olay önceki gün atv ekranlarında yaşandı. her zamanki gibi stüdyoda talipleri ağırlıyor, zaman zaman da telefon bağlantıları yaparak, kendine eş arayan Serdar Bey’in taliplerini çeşitlendiriyordu. Telefon bağlantısı ile canlı yayına katılan Eda Şan adlı kadın önce Erol’a ve programına övgüler yağdırdı. Herkes, Eda Hanım’ın, diğerleri gibi Serdar Bey’e talip olduğunu sandı. Telefondaki kadın daha sonra “Hollanda’da evlendim. Ailemin onaylamadığı bir evlilikti. Bu nedenle bir yıl evli kaldım ve boşandım. Şimdi kendime yeni eş arıyorum” dedi. bu klasik konuşmanın ardından “Nasıl birini arıyorsunuz?” diye sorunca film koptu. Eda Hanım, “Ben Hollanda’da bir kadınla evlendim. Hollanda’da evim var. Maddi durumum da iyi. Oradaki bayanlardan beni anlayacak biriyle evlenmek, beraber yaşamak istiyorum” deyince başta sunucu olmak üzere stüdyodaki herkes dondu, kaldı. Sunucu Erol, ilk şoku atlatır atlatmaz, “Haydi git başka programlara” diyerek, sesi yayından aldırdı ve kameraya dönüp, izleyicilerle dertleşmeye başladı. “Bu hanım şov yapmak istedi. Biz de buna istemeden alet olduk. Çeşit çeşit insan var. Kimsenin cinsel tercihi bizi ilgilendirmiyor ama bu sadece şov amaçlı. İyi de Serdar Bey’i niye kullandı?” diyerek üzüntüsünü dile getirdi. Sinirlerine hakim olmakta güçlük çektiği gözlenen Erol konuşmasını şöyle sürdürdü: “İyi oldu be, renk geldi programa… Hep birlikte güldük, eğlendik. Aslında söyleyecek çok söz var ama terbiyem müsaade etmiyor… Ama ben o telefon numarasını bulurum. Arayan kişinin de canını yakarım…” Bu aralar canlı yayınları telefonla sabote etmek pek bir moda… Sanırım bu da “kafa bulmak isteyen” birinin benzer bir girişimiydi. Yoksa değil mi?.. Yoksa bir “ihtiyacın” tezahürü mü? İster misiniz bir yapımcı çıkıp, lezbiyenler için “Lezb-i İzdivaç” programı ekrana sürsün?”

İşte bu satırlarla gözlerimi açıyorum güne, iki gün öncede tv programında yapılan söz konusu  olaydan haberdar etmişti arkadaşım, programın şokunu atlatmadan bir de bu olay midemi bulandırıyor.

Hemen kimliğime sahip çıkmak adına bilgisayarı açıp Yüksel AYTUĞ’a mail atıyorum. Kendisine birkaç sorum oluyor: Bu yazıyı neye istinaden yazdınız düşüncelerinize mi yoksa profesyonel verilerinize eğer düşüncelerinize göre yazdıysanız oturduğunuz makama hakaret ediyorsunuz ha bilimsel verilere dayandırıyorsanız buyrun bunları açıklayın da sizin gibi ‘aydınlar(!)’ bizleri de aydınlatsın… diyerek tepkimi dile getiriyorum.

Bu tür yazılara tepkili değilim keşke bilimsel verilerden faydalansa…  Bunları okurken hemen aklıma İngiltere geliyor. Nitekim bu ülke gerçekte köklü olan bir kültüre sahip. Bunla beraber dünya çapında çağdaşlığıyla da insanları cezbeden bir ülke bu yazıyı yazan yazar(!) böyle bir ülkenin tüm geçmişini hiçe sayarak medeniliğini anlamsız bularak bu yazıyı kaleme alıyor hepimiz biliyoruz ki İngiltere eşcinselliğe bir yaşam hakkı sunan ve bunu hukuksal olarak temellendiren bir ülke ve nüfusunun büyük bölümünü eşcinsellerin oluşturduğu araştırmalarla tasdik edilmiş.Hatta eşcinseller uluslar arası örgütüne ev sahipliği yapıyor böyle bir medeniyeti bizim gazetecilerimiz hiçe sayıyor bu da onların ne kadar  kültürlü ve geniş bir perspektife sahip olduğunu gösteriyor.

Bir anlamda seviniyorum bu yazılara bu fikirlere; çünkü  artık eşcinsellik hakkında konuşanlar var gözardı edilmiyor ya da sessiz değil kimse artık önemseniyor ki bu tür yazılar çıkıyor bu beni üzmüyor aslında çünkü bununla birlikte tepkiler karşıt görüşlerde çıkıyor bu da eşcinselliğin tartışmaya açılmasına ve topluma öyle veya böyle anlatılmasında doğru ilerleyeceğini gösteriyor.

Haa şunu da belirtmekte fayda var ki bizlerde bu yazılara bu programlara tepkilerimizi göztermeliyiz ki tartışılalım konu olalım.Bizim bir dünyamız yok biz de bunların içerisindeyiz ki öyle olmamız gerekir.Lafı çok da uzatmak istemiyorum, bu ilk yazımda  sebebiyet veren Yüksel AYTUĞ’ a  beni yazmaya zorladığı için teşekkür ediyorum. Bundan sonra da yazılarımla siz  dostlarımın yanında olup sizlerle karşılıklı paylaşımlarımıza devam etmek ümidiyle…

 
Etiketler: , , , , , , ,
 

Beğendiyseniz daha fazlası var

4 Yorum Yapılmış

  1. İçimdeki Ayı [13 Şubat 2010 - 03:15]

    Merhaba Cutiechaver,

    Öncelikle ilk yazının hayırlı olması dilegiyle. Aramıza hoşgeldin. Yazının sonunda da belirtmiş oldugun gibi zaman içerisinde yeni yeni paylaşımlarla karşı karşıya gelmek dilegiyle.

    Olayı internetten ögrenen biri olarak ilk işim ilgili videoyu izlemek olmuştu. Esra Erol’un yüzündeki ifadeyi bir insanın uğraşarak çıkartabilecei bir ifade olabilecegini sanmıyorum. Naısl bir ifadedir o allahım… Neyse, olayın kabul edilemeyen yanı “haydi başka kapıya “derkenki vurgusu ile homofobiyi tekrardan ekranlara taşımış olması.

    Toplumumuzda homofobik bireylerin fazlalıgının farkındayız, kişinin homofobik oluşu üzücü iken burada yeni bir boyut daha görmüş olduk. Telefonu kapattıktan sonra klişe lafları bir bir ezberden döküvermiş olması. Ki rezaletin daniskası şakşakçılarınında bir küfredip bir sarılma moduna girmiş olması.

    Umarız bu sahneler zamanla daha iyimser olmaya başlar. Ancak şuda varki o veya bu şekilde eşcinsellik gündeme geliyor vetoplum bu kelimeye artık daha aşina.

    Not : Göndermiş oldugun maile herhangi bir cevap geldi mi? Paylaşman mümkün mü?

    Sevgilerle…

  2. mehmet akif [13 Şubat 2010 - 12:05]

    esra erol sonuçta hazırlıksız yakalanmış olduğunu ve bunda arayan arkadaşın da bi miktar suçu olduğunu düşünüyorum. ‘kimsenin cinsel tercihi biziilgilendirmiyor…’ cümlesi var ya işte onu olumlu bi meyve olarak gör :) bana sorarsan esra erol homofobik mi? hayır derim, eminim eşcinsel arkadaşları vardır. toplumumuzun islami değerlerle (incil’de de yasak ve tiksinilen bir “hareket”, tora’da ise eşcinselliğin cezası açıkça pislikten kurtulur gibi kişiyi toplumdan soyutlama ve sonrasında ölüme mahkumiyet…) hareket ettiğini sen de ben de biliyoruz, esra hanım orda hanımlar hanginiz Eda’ya talipsiniz dese o zaman homofobiklik belki ölen kısmıyla hortlardı belki.

    Eda’nın suçu var demeliyim. sonuçta direk yayına bağlamıyorlar sanırım, kendisiyle ilk konuşan ve yayına bağlamak için bilgi alan yetkililer vardır sanırım. sağ gösterip sol vurduğunu düşünüyorum, ne kadar hollanda cennetinde yaşasa da buraları da biliyordur.

    ellerine sağlık ayrıca. gerçekten öfkelenmen çok hoşuma gitti, rahat ol, toplumların evrimleşmesi kaçınılmaz. tüm yollar bize çıkar. hiç merak etme :) hayatın tadını çıkar

  3. Cutiechaver [17 Şubat 2010 - 00:16]

    Mailime yanıt aldım ama önemli güzel bir üslupla aslında böyle demek istemediklerini sadece bir eşcinselin böyle bir programı aramasının yanlış olduğu …. diye devam ediyor pek de dikkate değer bir açıklama yok.Bu vesileyle Mehmet Akif arkadaşımızın da fikrine katılıyorum bir eşcinsel böyle bir programı aramamalı ne programın durumu uygun ne de eşcinsellerin durumu bu programa uygun haa homofobik bir tutum değil aslında olay, aşağılayıcı bir tavır olması biz heteroseksülleri aşağılamıyoruz en nihayetin de teşekkürler …

  4. İçimdeki Ayı [18 Şubat 2010 - 00:49]

    Eşcinselliğin bile olumlu karşılanmadığı ülkemizde eşcinsel evliliği, eşcinsellerin evlat edinmesini tartışmak dogru olmaz. Bazı süreçlerin bundan önce aşılması gerekmekte. Bu nedenle evet aranmasının herhangi bir geri dönüşü olmayacağından (yani yurtdışında evlenmeleri olasılıgını geçiyorum) dogru oldugu söylenemez.

    Ama aranması durumunda da kişiye tavır düzgün olmalı. Programın içerisinden bahsedilebilir ve bahşe durumlar söylenebilir. Gönül isterki mümkün olsun evlenme ama şu durumda dedigimiz gibi fazla bir beklenti hayalperestlikten öteye gitmiyor.

    Tutum homofobik miydi? degil miydi? Evet homofobikti.

Söyleyecekleriniz mi var? Buyrun...

 
İçimdeki Ayı - Yazarlık Başvurusu

İçindeki Ayıya Kulak Verenler

  • Madamlulubel : Ben kaş, smiley ve burun piercingi kullandım. Şuan sadece kaş piercingi...
  • Kötü Kedi Şero : keyifli bi etkinlikti... sıcak samimi ve içten bi sohbetti... katılan h...
  • Göksel K. : Valla bu kapaktaki adamla sevişmek için her şeyimi veririm....
  • İçimdeki Ayı : Fariz Merhaba, Heteroseksüellik neden oluşur, esas nedeni nedir?...
  • Fariz : iyi gunler sorum şu: eşcinsellik neden oluşur,bunun esas nedeni ne, ...