Yeni Adımlar… Yeni Heyecan!

Ortaya Karışık 13 Kasım 2010 Yeni Adımlar... Yeni Heyecan!
Yeni Adımlar... Yeni Heyecan!

Monoton yaşama, alışılmış ilişkilere bir heycan katmak, adayları bulmak ya da piyasa dilindeki ‘open’ ilişki türleri. Bunların hepsini gözlemlerimle sizlere aktarmaya çalışıcağım. İlişkilerde katı biriyim, tek eşlilikten yanayım, başıma gelinmesini istemediğim şeyleri bende yapmıyorum.

Ya gördüklerim? Dedikoyu sevmem diyip bütün ilişkiler içinde yaşayış tarzlarını duymam, kıskançlıklar, ayırmaya çalışanlar, kötüleyenler, cinsel ilişkileri vs.. ‘aman ne var en yakın arkadaşımla konuşmuycamla kimle konuşucam’ ya anlattığınız kişinin yakın arkadaşları? İlişikilerin iki kişi yaşaması taraftarıyım. Üç, dört, beş, değil! sorunlar zaten başkaları tarafından çıkmıyor mu?

Birbirini tanıma aşaması. En sıkıntılı gecen aşama, herkes yorumlarda bulunur, sen kendin tanımaya çalışmadan herkes birşeyleri ya da eski ilişkilerinden örnekler vermiştir sana, belki ucuz bir soğutma cabası :) devam edersin, haz alırsın, mutlu olursun, mutluluğunu paylaşmak istersin. İlk sorun yüzüne bir tokat gibi çarpar adeta, en yakın arkadaşın sana onun hakkında yerli yersiz birşeyler anlatmaya başlar; dinlersin çünkü merak ediyorsundur. Sorularına partnerinden cevap almaktansa onun dediklerinden cevap almayı tercih edersin işte yüzüne çarpan ilk tokattır bu acısız, ağrısız, sessiz gelen bir tokat; bunlar üzerinden gider değerlendirmelerini yanlış şekilde yaparsın. O evreyi sorunsuz partnerine açıklayıcı geçirirsen ne mutlu sana devam edersin. Geçiremez içinde fırtıların kopmasına izin verirsen eğer, bir uçan balon gibi söner yere çakılırsın.

Sizce burada arkadaş seçimleri mi önemli yoksa ilişki sağlam değilmiş ben napıyım seçeneği mi? Eski yaşam çabaları nerede? Karşına alırsın konuşursun orta yolu bulmaya çalışırsın, bunların hiç biri yok artık ayrılmak en kolay yol, dayanma gücümüz kalmamış, sabrımız kalmamış. Sömürülmüşüz adeta senelerce, insanlar doyum noktalarını bulamadan yarım yamalak yanşan ilişkiler, sex olmuş her şeyimiz!

Sevgi: dostlardan alınan ufak bir buseye dönüşmüş. Kalp dinlemeler bırakılır; mantık, çıkarcılık uğruna yaşanır her şey, Hayat bir süpürge gibi çekmiştir iç organlarını içine, birtek beynini bırakmıştır. Bununla birlikte kulağımız sürekli doludur herkesin sözcükleri dans eder. İster istemez kayarsın, yorumlar, haddini bilmez adımlara maruz kalırsın, partnerinde aynı zorluklarla karşılaşır. Sonunda bitirirler sizi bir bakmışsınız bunları deneme uğruna, tanımadıgınız insan kalmamış. Tabi bu bahsettiğim örneklendirmelerden sadece birisi bunların çeşitlendirmeleriyle yazılarıma devam ediceğim. Şimdi sevgilerimi iletiyor, samimi ilişkiler yaşamanızı diliyorum..

SugarHouse

 
Etiketler: , , , ,
 

Beğendiyseniz daha fazlası var

1 Yorum Yapılmış

  1. İçimdeki Ayı [13 Kasım 2010 - 00:07]

    Malesef yazının yayını gecikmeli oldu ancak dilerim bu yeni adımınla beraber bizde eski adımlarımızı hızlandırmaya başlarız sevgili sugarhouse…

    Diğer bir kısım ise şahsi fikrim evet arkadaşlardan bilgi alınabilecegi ama en önemli olan karşıdaki kişiyi zamanla kişinin kendisinin tanımasıdır diye düşünmekteyim…

Söyleyecekleriniz mi var? Buyrun...

 
İçimdeki Ayı - Yazarlık Başvurusu

İçindeki Ayıya Kulak Verenler

  • Kerim : Selam Ben Azərbaycandan ariyorum Bana yardim edin...
  • Olguncu : Güzel bir yer aşkımı orda buldum...
  • Jeyan : Ben orası paşamken takılırdım oraya durakkende gittiğim çok olmuştu...
  • Mehmet : Herkese bol arkadasliklar...
  • Harun : Bayramın ikinci günü daha önceleri önünde yürüyüp bir türlü içe...