Türkiyedeki Ayı Etkinlikleri ve Ayıların Düşünceleri

AyısalGenelMakale ve Benzeri 5 Haziran 2011 Türkiyedeki Ayı Etkinlikleri ve Ayıların Düşünceleri
Türkiyedeki Ayı Etkinlikleri ve Ayıların Düşünceleri

Türkiye’de ki ayı etkinliklerinin yeterlilik durumları ile ilgili başlatmış olduğumuz facebook anketimiz 100 kişilik katılımı aşmış durumda. Bu yazıda Türkiye’de ki eşcinsel ayı etkinliklerini katılımcı ayı ve ayı sever arkadaşların yorumları doğrultusunda değerlendirmeye karar verdik.

Facebookta İçimdeki Ayı (facebook.com/icimdekiayi) sayfasını beğenenler ve arkadaş listemizde bulunanlara sormuş olduğumuz soru “Türkiyedeki Ayı Etkinliklerini Yeterli Buluyor musunuz?” idi. Cevap olarak 3 olasılıkta toplamak istediğimiz sonuçlar ise;

  • Evet
  • Hayır
  • Etkinlik Mi? Haberim Yok

şeklinde. Eğer hala katılmadı iseniz buradan katılabileceğiniz anketimizin şuan ki sonuçları;
Evet (8 Kişi), Hayır (74 Kişi), Etkinlik Mi? Haberim Yok (19 kişi)

Neden Evet?
Evet şeklinde oy verenlerden sadece bir kişi yorum yapmış durumda. Yorumu ise “Fazla bile” gibi kısa ve net bir cevap. Diğer evet yanıtını veren ayı ve ayı severde böylemi düşünüyor bilmiyorum ama daha çok yapılan etkinliklere tepki maksatlı verilmiş olarak durmakta.

Etkinlik Mi? Haberim Yok
Özellikle facebook gibi bir sosyal platformda yapmış olduğumuz anketin katılımcılarının yaklaşık olarak %20 lik kısmının etkinliklerden haberdar olmayışları düşündürücü. Şu zamana kadar yapılan etkinlikler bu noktada kendilerini iyi tanıtamamış gibi duruyor. Daha sonradan gerçekleştirilecek olan etkinlikler için düzenleyenlerin internetten duyuru kısımını iyi şekilde kullanmaları katılımcı sayısına pozitif olarak yansıyacaktır.

Neden Hayır?
Aynı Yüzler
Her ne kadar etkinlikler aynı düşünceye sahip bireylerin bir araya gelip eğlenceli bir zaman dilimini paylaşması olsa da bunun yanı sıra sevgili arayan eşcinseller için önemli bir fırsat oldugu gibi tek gecelik ilişki arayan kişiler içinde önemli zaman dilimleri. Yadırganan bir düşünce olsa da kabul edilmesi gereken bir gerçek bu, sadece cinselliği ya da seksi etkinliğin genel amacından ön plana çıkarmamak gerekir. Hayır şeklinde oy veren bazı arkadaşların şikayetçi olduğu kısımda bu. “Yeni yüzler yok” peki yeni yüzler için ne yapılmalı? İş bu noktada iyi bir reklam kampanyası ve bilinirlik öncesinde önemli olduğu gibi partiye gelecek olan yada karasız olan kişiler için cazip fırsatların sunulması gerekiyor. Tekrar tekrar katılanlar içinse farklı eğlenceler ile etkinlikler renklendirilmeli.

Aynı Şehire Endeksli Etkinlikler
Gelen yorumlardan bazılarının hayır olması ise etkinliklerin tek şehire indirgenmiş olması yada kendilerine uzak şehir oluşu nedeniyle. Ancak bu noktada etkinliklere bir şey demek doğru olmayacaktır, zira bir etkinlikse ve amaç olabildiğince katılımın sağlanması ise katılımı sağlayabilecek şehirlerde bu tarz girişimde bulunmak. Ankara ve İzmirin bile bu tarz etkinliklerde yetersiz kalışı söz konusu iken özellikle doğudaki ayılara da erişilmesi istenen etkinlikler şuan için zor. Ancak zaman ile farklı ayı oluşumların bu bölgelerde baş göstermesi ile etkinlikler için ilk adımda atılmış olacaktır.

İçerik Eksikliği
Oy kullanan bazı ayı ve ayı severler içinse etkinliklerin alışılageldik olması hayır demeleri için bir neden. İlk katılımlarında gördükleri faaliyetlerin sonrakilerde de aynı şekilde tekrarlanıyor olması 3. veya 4. katılımlarında olumsuz izlenimler bırakmakta. O nedenle etkinlik sahiplerine içerik konusunda çeşitleme yapmak gibi bir görev düşüyor, tabi katılım sayısında artış isteniyorsa.

Not: Bu yazı yapılmış olan etkinliklere herhangi bir laf atmak için değil, bundan sonra yapılacak olan etkinliklere yardımı dokunması için kaleme alınmıştır…

 
Etiketler: , , , , , , , ,
 

Beğendiyseniz daha fazlası var

2 Yorum Yapılmış

  1. memdali [05 Haziran 2011 - 23:49]

    Oylamada ben de “hayır” kullanmıştım ama yorum yapmadan da geçemeyeceğim/yazmadan duramayacağım…

    Öncelikli Eleştiri:
    “yeni yüzler” arayanlar, eski yüzleri tükettikleri için mi bunu söylüyorlar acaba? bir etkinlikte aranan tek şey “taze et” mi? Ya da birilerinin fısıltı gazetesinde reklam olarak kullandığı “yabancı” katılımının çok olması mı? Etkinliklere katılmayıp “Tekyön”e gitmeyi tercih edenler “yeni yüz”lerle mi karşılaşıyor? Etkinlikler sadece “tek gecelik ilişki” için mi? Etkinliğe gerek yok ben aynı yüzleri her hafta görüyorum zaten diyebilenler varsa.. Evet onlar için bir etkinliğe gerek yok, herkesi zaten çok yakından ezberlemişlerdir.

    “Cazip fırsat”
    (Fırsat denilen şey belli ki fiyat. Yoksa zaten uygun tarihler seçilmeye çalışılıyor) Bir etkinliğin nasıl hazırlandığını ve kaça mal olduğunu bilen var mı? Bir mekanı gecelik tutabilmek kaça mal oluyor, mekan sahibi ne kadar istiyor, kaç kişi ya da kaç içki koşulu getiriyor? “En az 300 kişi, kişi başı 10 lira isterim” diyen mekan sahibi söz konusu ise, bilet için “cazip” fiyat yapamazsınız. İçeride sunabileceğiniz her şey için para gereklidir. Kapıdaki bileti bastırmaktan, poster/broşürden, partiye gelenlere hediye amaçlı bir şeyler vermek, şov yapabilmek için gerekli malzemeyi/kişiyi ayarlamak, mekanı “her zamankinin dışına çıkartıp, parti ortamı kurmak”… Bunların hepsinin yolu paradan geçiyor ve bunun sonucu da bilet parasına ekleniyor ve örneğimizde 20 lira minimum gibi bir fiyat çıkıyor…Sonuç: “aman ben tekyöne parasız girerim” diyen insanlar… Masrafları bilet parasına yansıtmazsanız ne yapacaksınız? Sağa sola koşturmaktan eğlenemediğiniz bir etkinlik düzenleyip (bana hep olan şey), üzerine bir de cebinizden harcama mı yapacaksınız (bana çok olmuş olan şey)?

    Gönül ister ki, sınırsız ya da market fiyatından içkisi olan, bir sürü atraksiyonların olduğu, herkes bolca hediye dağıtılan bir parti yapılsın… Yarım saatte bir insanları şaşırtan, eğlendiren bir şeyler (şovlar, yarışmalar, çekilişler vs) olsun. Ama sponsor bulunamadığına, fiyatları olabildiğince düşük tutmaya çalıştığınıza, mekan sahiplerinin son dakikada attığı golleri hep yemek zorunda kaldığınıza göre (aksi durumda parti saatinden 1 saat önce iptal etmekle tehdit ediliyorsunuz), böyle bir partinin maliyeti konusunda tahmininiz olur mu?

    İstanbul merkezli etkinlikler:
    Evet, bu bir sorun. Peki, Ankara’da kaç yüz tane gay mekan var da, bunlardan birinde parti yapabiliyorsunuz? İzmir de aynı durumda. Ankara’da etkinlik yapsanız, hadi parti mekanını buldunuz, sonra? Anıtkabir gezisi, Anadolu Medeniyetleri Müzesi gezisi mi yapacaksınız? Olmayan gay hamama mı götüreceksiniz, yoksa Meclis bahçesinde mi oturacaksınız? Hadi İzmir biraz daha şanslı bu konuda, orada başka şeyler de yapılabilir. Ama…

    Bir etkinlik hazırlığı haftalar sürüyor ve gerçekten kolay değil. İstanbul dışındaki hiç bir ilde etkinlik yapılmıyorsa, demek ki o şehirden kimse bu işle uğraşmıyor. Ankara’da geçmişte uğraşanlar oldu ama sonuç? Fiyasko. Çünkü gece 12’den sonra evinize dönecek araç bulamazsınız, 2 saatlik parti dışında bir tad katamazsınız. Partiyi yaptığınız mekan kesinlikle “iğrenç”tir ama yüklü bir giriş parası ödersiniz… Sonuç, düşük katılım.

    Şehirlerin ayı nüfusları da etkili. İstanbul kalabalık bir nüfusa sahip, yabancılar tarafından da ziyaret ediliyor. Ankara’da öyle kalabalık bir ayı tayfası yok, yabancı turistler ise “ne var ki Ankara’da?” diyorlar. İzmir’in ayı nüfusu konusunda net bir bilgim yok ama Ankara’dan çok farklı olduğunu sanmıyorum. Yabancılar, belki gelirler… Haftlarca uğraşmanıza karşın şehir dışından (özellikle şu ekonomik durumda) sadece etkinlik için gelebilecek kaç kişi var? Hele kalacak yer ve yol parası gibi etmenler de giriş parasının yanında sorun olarak ekleniyorsa?

    Doğudaki ayılar “emin olun” diğer şehirlerden çok daha yoğun bir şekilde etkinlikleri takip ediyor ve etkinliklere katılıyorlar. Çünkü onların kendi ortamlarından çıkıp birşeyler yaşayabileceği zamanlar bunlar. Bir büyük şehirdeki başka büyük bir şehire gitmezken, doğudakiler koşarak/uçarak/15 saat otobüs yolculuğu çekerek zaten geliyorlar.

    Diğer yönden:
    Başı çeken grubun yaptıkları taklitçiler tarafından aynen tekrarlanıyor, “yenilik” arayan biri çıkmıyor (isim vermeye gerek yok ama Tekyön bile taklit bir içerik ile etkinlik yapabiliyor artık). Hele bu taklitçiler sadece “para” için bu etkinliği düzenleyenlerse ortalık iyice birbirine giriyor. Her etkinlik aynı şekilde olduğu için de kısır döngüye giriliyor. İnsanlar “aynı” etkinliğe o kadar giriş parası vermek istemiyor, “para” olmayınca da farklılık yaratmak hiç kolay olmuyor, cebinden harcamak zorunda kalıyorsun.

    Bilinç sorunu:
    Katılımcıların da, hazırlayanların da bilinçli olması lazım. Kimsenin katılmadığı bir etkinlik, düzenleyene “düzenleme” mesajı verir. Aynı şekilde, koca bir etkinlik düzenleyip katılımcı göremezseniz bir sonrakini hazırlamak için uğraşmazsınız. Sadece para için etkinlik düzenlenmesi ne kadar yanlış ise, düzenlenmiş etkinliklere de “yeni yüz yok” gibi bahanelerle gitmemek o kadar yanlıştır.

    Anket:
    Bu ankette de bir yanlış var: “yeterli buluyormusunuz” yerine “etkinliklerde neleri seviyor neleri sevmiyorsunuz” şeklinde bir “anket” düzenlemek, yaptığınızı iddia ettiğiniz “yardım”ı bize sağlardı, şu hali ile “olmamış, kötü, başkasını yapın” demek dışında bir işe yaramıyor… Olmadığını biz de biliyoruz, ama neden olmadı? Şikayet ediliyor ama hiç kimse de çıkıp etkinlikte şu yanlıştı, bu eksikti, mesela şu olsun, bu olmasın gibi cümleleri düzenleyenlere karşı kullanmıyor. Siz yorumunuzu eleştiriniz yapmazsanız, düzenleyenler nereden bilecek sizin şikayetlerinizi, beğendiklerinizi? Kötü deyip geçmek, bir sonrakinin iyi olmasını sağlamayacaktır ki. İyi deyip geçmek de kötü şeyleri engellemeyecektir. İlk yapılan büyük etkinlik “iyi” geçtiği için sonrasında taklitlerinin yapılması gibi. Düzenleyenlerin hepsinin email adresleri var en azından, bir mesaj atın.

    Çok uç bir etkinlik düzenlemiştim; bir haftalık tam pansiyon tekne tatili. Üstelik inanılmaz düşük bir fiyata (o fiyata istanbulda bir hafta sonu etkinliğine ancak katılabilirdiniz, düzenleyen kar almıyordu). 16 kişi ile sınırlı olmak zorundaydı, gerekirse 32’ye çıkartılabiliyordu. Sonuç: 7 kişi katıldı. Neden? Çok uzakmış.

    Bunu neden ekledim? Çünkü insanların istediği şu:

    Hem kendi şehrinizde olacak, hem şehrinizdeki insanlar dışında bir sürü (ve her etkinlikte yeni) insan olacak, hem atraksiyonları bol olacak, hem her seferinde yeni fikirler olacak, hem cazip fiyatlar olacak… Sizce bu mümkün mü?

    ————————————–

    Ek not: Türkiye Ayıları olarak bu etkinlik sorunsalından şikayetçiyiz. 2011 yılında Istanbul Hardcore düzenlenmemiş olmamızın ilk nedeni budur. 2012 için daha iyi (farklı) bir içerik ve sunumla düzenlemek üzere çaba gösteriyoruz. Ama kimse yorum yapmazsa (eleştiri, kötü yönler, iyi yönler) çabamız yine birilerini memnun etmeyecektir.

  2. İçimdeki Ayı [06 Haziran 2011 - 01:27]

    Merhaba Memdali,

    Yorum yapmadan geçmemiş olman bence gayet güzel oldu. Gerek yazıyı yazan ben gerekse oy verenlerin büyük bir kısmı olaya sadece dışarıdan yaklaşıyoruz. Çünkü yemeği yiyip şunu olmuş şunu olmamış tarafındayız, mutfak kısmından haberimiz yok. Yemek yapmaklada hiç alakamız yok o veya bu nedenlerler…

    Yazıda olayın maddi kısmına pek girmek istemedim özellikle, ankaradaki etkinliğin iç kısmına (etkinlik sahibi ve bar sahibi arasındaki bölüm) yüzeysel şahit olmuş biri olarak pek hoş bir durum oldugunu söyleyemem. Zor ve stresli bir kısım.

    Yeni yüzler aramak eskileri tüketmekten şüphesiz ama bu asla kaçılamayacak bir durum. Kimisi kasıtlı kimisi kasıtsız bir şekilde benzer amaçları güdecektir bir etkinlige katılıp katılmama sürecinde.

    Katılımlardaki doğu veya uzak şehirlerden gelme oranını açıkcası bilmiyordum. Pek etkinlik ayısı oldugum söylenemez. Yorumlardan ve internette görülenlerden yola çıkarak bir düşünme tarzı.

    Etkinliklerin çeşitlenmesi ve gelişmesi adına olumlu yada olumsuz geridönüşler fazlasıyla önemli. Ve yurumuz insanını düşünecek olursak bu konuda biraz engelliyiz, biraz zoraki olacak ancak katılımcılardan bir şekilde iletişim (en azından mail) bilgileri girişte alınabilirse [Ki çekiliş yapıldıgı sırada isim yazarken sorulabilir] parti sonrasında yorum yapmaya itici postalar atılabilir.

    Bilmiyorum etkinliklerde mail gibi bilgiler alınıyormu ama katıldıgım tek etkinlik ankarada yapılan oldugundan değerlendirme şekli düzenleyen arkadaşlarla sohbet kısmında olmuştu. İkincisi yapma fikri ise malum maddi nedenler ve organizasyon eksikliginden kalmıştı.

    Anket konusunda ise farklı iki anketle olumlu ve olumsuz yönler degerlendirilebilir gibi.

    Ek not hakkında ise kulağıma gelmişti durum, aç gözlü tüketim toplumunun ferdi olarak etkinlik olmasını yeni şeyler olmasını herkes isteyecektir oturdugu yerden ama daha iyisi için yerinde bir karar olmuştur umarım.

Söyleyecekleriniz mi var? Buyrun...

 
İçimdeki Ayı - Yazarlık Başvurusu

İçindeki Ayıya Kulak Verenler

  • Madamlulubel : Ben kaş, smiley ve burun piercingi kullandım. Şuan sadece kaş piercingi...
  • Kötü Kedi Şero : keyifli bi etkinlikti... sıcak samimi ve içten bi sohbetti... katılan h...
  • Göksel K. : Valla bu kapaktaki adamla sevişmek için her şeyimi veririm....
  • İçimdeki Ayı : Fariz Merhaba, Heteroseksüellik neden oluşur, esas nedeni nedir?...
  • Fariz : iyi gunler sorum şu: eşcinsellik neden oluşur,bunun esas nedeni ne, ...