Senden Sonra

Ortaya Karışık 1 Kasım 2009 Senden Sonra
Senden Sonra

Aynı anda birçok fikir içinde buluyorum kendimi. Savaşıyorum onlarla. Çok acı bir mırra tadı veriyor bana artık hüzünlerim. Tad katıyorlar hayatıma. Gidiyorum uçsuz bucaksız bir deniz kıyısına. Bakıp duruyorum şu ufuk çizgisi gibi hayal olan suretine. Artık seni arıyordum başka yüzlerde veya benzerlerine bakıyorum kendimce. Bazen bir kuş olup uçuyorum uzaklara, konuyorum ve bakıyorum gelen sen misin diye? Ama boşuna çabalıyorum tekrar geliyorum kaldığım yere ve bugünü mü de boşa geçirmiş oluyorum.

Tekrar geliyorsun aklıma sahil kenarında. Ve denizin sularına ve dalgalarına inat bırakıyorum gözyaşlarımı ona karşı. Gidişin geliyor aklıma. Öylece sırtını dönüp elveda deyişin. Nasıl da özlemişim ki seni sorma. Şu an bile hasretlikler ekleniyor hasretinin üstüne. Düşünüp duruyorum o geçen güzel günlerin anılarını. Ne de çok sevmişim meğer ben seni. Her geçen gün sevgiye sevgi ekleyipte seni bu dünyada vazgeçilmez kılmışım. Herşeyinle seni kabul etmişim. Senin yanında olan sertligim kaçarcasına kaybolmuş yerine ise kimseye zararı dokunmayacak bir çocuk olmuştum.

İçtigin sigaraların izmaritini bile özlemişim ben. Sana dokunmayı ve sana öyle hasretle sarılmayı. Hep gittigimiz cafe artık bana çekilmez bir zindan geliyor bana. Seni hatırlayıp üzülecegimi bile bile gidiyorum yine oraya. Oturuyorum yine en köşedeki masaya. Her zamanki gibi 2 kahve söylüyorum. Birini ben içiyorum. Birini ise sensizligine armağan ediyorum. Tuhaf gözlerle bakıyorlar bana. Aldırış bile etmiyorum. Ben seni bu aralar hep sensiz yaşıyorum. Akşamları daha çok hasret kokuyor. Başımı koyuyorum düşlere dalmak için. Gözlerimi her kapadıgım an sen geliyorsun odama. Korkuyorum gözlerimi açmaya. Gideceksin diye. Sımsıkı yumuyorum gözlerimi sen yine gitme diye ama nafile! Açıyorum gözlerimi yine yok olmuşsun dünyamdan. Yağmurları çok seviyorum artık. Her yagmur yağdığında çıkıyorum dışarıya ve iliklerime kadar ıslanıyorum. Seni gökyüzüne anlatıyorum ve gözlerimden benimde yağmurlarım akmaya başlıyor. Gökyüzüyle yarışa girişiyorum. Daha fazla akıyor yaşlarım sana inat. Eve girince hüznüm devam ediyor aslında. Bu seferde seni duvarlara anlatmaya başlıyorum. Sessizlik kaplıyor ruhumun derinliklerini. Kalbimle beynimin arasındaki uzlaşma mesafesi kadar yalnızım artık. Sonsuzlugu ifade eden kara delik kadar yogunum bu aralar. Kimseye aldırış etmeden seni sensiz yaşıyorum artık. Çıkışı olmayan bir tüneldeyim sanki. Sonunu görmeden yaşıyorum artık hayatı ve sevgileri. Üvey sevgilerle avutmayacam kendimi. Sığmıyor artık hüzünlerim zavallı yüreğime. Sen olmadan hayatı yaşamak. Zaman sensizligin kara habercesi artık. Bakalım bıraktın hastalıklı bu ruh alevler içindeki pirelenmiş her an biraz daha kaşınan ruhum kendini terk edebilecek mi?

 
Etiketler: , , ,
 

Beğendiyseniz daha fazlası var

1 Yorum Yapılmış

  1. TatlıDillim [13 Kasım 2009 - 20:21]

    ayrılık hoş bişi dğeil elbette, biri erken bitirir diğeri geç dengesizlik felan.
    bi dizide, genelevde çalışan ve mızıkçılık yapan kadına pazarlayıcısı ‘güzelliğinin kıymetini bil, daima yeni bir şey çıkar unutulursun” diyodu. nerden estiyse bu geldi aklıma :) latife bi yana, bazı yerler parçalı bulutlu olsa da güzel ve hoş bi yazı olmuş. ne diim yani :)

Söyleyecekleriniz mi var? Buyrun...

 
İçimdeki Ayı - Yazarlık Başvurusu

İçindeki Ayıya Kulak Verenler

  • Madamlulubel : Ben kaş, smiley ve burun piercingi kullandım. Şuan sadece kaş piercingi...
  • Kötü Kedi Şero : keyifli bi etkinlikti... sıcak samimi ve içten bi sohbetti... katılan h...
  • Göksel K. : Valla bu kapaktaki adamla sevişmek için her şeyimi veririm....
  • İçimdeki Ayı : Fariz Merhaba, Heteroseksüellik neden oluşur, esas nedeni nedir?...
  • Fariz : iyi gunler sorum şu: eşcinsellik neden oluşur,bunun esas nedeni ne, ...