Şehirlerarası yalnızlıklar…

Ortaya Karışık 18 Mart 2008 Şehirlerarası yalnızlıklar…
Şehirlerarası yalnızlıklar…

hissinin beklide en çok kapladığı mekandır şehirlerarası bir yolculuğun cam kenarı. Sevdiğiniz insanlardan ayrılmanın üzüntüsü ile sevdiğiniz insanlara kavuşmanın sevincinin en kavruk olup yanınıza oturacak olan birkaç saatlik yaşamın içinizden kaç buz dağını eriteceğini bilemediğiniz anlar…

Otobüstesiniz. Çoğu zaman uçağa binmekten korkan, çoğu zamansa geç kalınmış bir rezervasyonun eşliğinde otobüstesiniz…

Dakika bir ve gol. Hayat koşuşturmaca sının hiçbir anında aklınıza dahi gelmeyecek olan hüzünler çoktan sıraya girmiş ve sizden ne koparacaklarını beklemeye başlamışlardır. Tam 7 yıl, evet evet tam 7 yıl önceydi değil mi onunla çıktığınız yolculuk. Yolun hiç bitmemesini isteyişiniz, karanlıkta öylesine özgür elini elinize sarışınız. Evet evet tam 7 yıl 4 gün önceydi bileti almak için evden çıkışınız, senin bileti alırken onun seni kapıda bekleyişi. Tam 7 yıl 4 gün önceydi içinden bilet satış görevlisine 2 bay değil de biz bir çiftiz diye not düşmesini isteyişinin. Acaba söylese miydin? Ne olurdu ki? En basitinden hostes kız ineceğiniz yeri ikinize birden değil de sadece birinize sorardı beklide. Daha fazla ne olabilirdi ki? Elini sıkıca sarmak için beklemezdin beklide ışıkların kapanmasını. Bekler miydin? Az çok tanırım seni, sen yine de beklerdin…

Gördün mü daha yolculuğa başlayalı 10 dakika bile olmamışken 7 yıl öncesine dönmüştün bile bir düşünceyle. Acaba şimdi neredeydi? Aslında zaman düşünmeyi kesmeni sağlamıştı ama yine hatırlamıştın 3 yıl önce sensiz çıkılan bir yolculuğun sana dayanmayı ve alışmayı öğrettiğini.

Adı kemalmiş yanına oturan adamın. Hani dışarı değil de biraz içeri salsan bakışlarını gerisini de öğreneceksin ama adı kemalmiş. Uzunca bir yolculukta, uzunca bir hüznün listesine bakınca yeterli oluyormuş yanındakinin adını bilmek. Zaman kalırsa hüzünden sabah servisinin yanına ekstra alınabilinecek bir yaşam, adı kemalmiş…

Aklında yıllar yılları kovalamaya başlayıp, yüzler yüzlere dönüşürken dalıverirsin böylesi yalnızlıklarda uykuya ve uykunun peşi sıra gelir gözlerini fal taşı gibi açacak olan yarım saatlik hostes sesi ile mola. Yeni kapanmanın zorluğuyla ovuşturularak açılmaya çalışılan gözlerin ile gördüğün ilk manzaradır “ne işi var bu insanların bu dağ başında ” cümlesini sarf ettiren sana. Dağ başı değildir aslında ama gel gör ki güzelim türkçede yoktur bu geçici insanların sıcaklığına yatırım yapılmış olan mola yeri yalnızlıklarını ifade edebilecek bir şey. Sen daha kendine gelmeye çalışırken senden çokça zaman önce gelip, mekanı benimsemiş bir polyanna yanaşır yanına ve “Abi çay” sorusunu yöneltir. Çay mı? der zihnin o an, bu yalnızlık bu sessizlik ve çay… Etrafa bakarsın, çoğunluk böyle yapmaktadır ve sende başlarsın çayın sıcaklığını içine enjekte etmeye. Çoğunluğa uyarsın kimi zaman…

Ardından yine yollar. Şehirler şehirlere karışıp tabelaları okuyamamaya başladığın anlarda fark edersin aslında… Otobüstesindir ve daha çokça hüzün vardır listende.

İyi yalnızlıklar…

 
Etiketler: , , , ,
 

Beğendiyseniz daha fazlası var

5 Yorum Yapılmış

  1. DIAGONAL [20 Mart 2008 - 08:59]

    çok hoş bir yazı beargi de görmüştüm yanlış anımsamıyorsam ?

    ama içten ve insanı sürükleyen bir yazı yüreğine sağlık…

  2. İçimdeki Ayı [20 Mart 2008 - 09:14]

    Evet @diagonel, otobüs yolculuklarının hayatımın içerisinde pek sık girmiş olduğu bir dönemde içimden portlamıştı ve ilk olarak beargide yayınlandı. Hem aradan geçen zaman hemde şu aralar pek bir kısır, verimsiz oluşumdan blogtada yer vermek istedim.

    Beğenmiş olduğuna inan çok sevimdin, teşekkürler.

  3. wecarealot [22 Mart 2008 - 02:57]

    Yolculuk hep yazma isteği uyandırır bende. Hiç beceremedim ama yolda bir deftere iki satır yazı karalamayı.

    Çok güzel yazmışsın…

  4. İçimdeki Ayı [25 Mart 2008 - 01:03]

    Teşekkür ederim @wecarealot, eskiden yolculuklarım sırasında bir kalem ve küçük bir not defteri bulundururdum yanımda. Dediğin gibi garip bir şekilde yazma hissi oluyor yolculuklarda, ama sanırım artık direkt olarak uyuyanlardanım : )

  5. Anonymous [02 Nisan 2008 - 07:25]

    Yüreğine sağlık arkadaşım…. Sanırım bu yazı tümüyle beni anlatan bir yazı gecen süre olayların akışı ve sonu, ne yazıkki her güzel şeyin sonu olduğu gibi onunda bir sonu oldu ve belkide hayatımda hiç kapatmak istemediğim bir defteri yüreğim kanaya kanaya kapatmak zorunda kaldım . Ama zaman herleyin ilacı ve yaşayacağımız daha o kadar çok sevinçler ve hüzünler varki. Umarım hepimiz bir gün hayatın bize getirdiklerine hazırlıklı olur, iyi ve kötü ama herzaman başımız dik olarak kucaklayabiliriz hayatımızı.

Söyleyecekleriniz mi var? Buyrun...

 
İçimdeki Ayı - Yazarlık Başvurusu

İçindeki Ayıya Kulak Verenler

  • Madamlulubel : Ben kaş, smiley ve burun piercingi kullandım. Şuan sadece kaş piercingi...
  • Kötü Kedi Şero : keyifli bi etkinlikti... sıcak samimi ve içten bi sohbetti... katılan h...
  • Göksel K. : Valla bu kapaktaki adamla sevişmek için her şeyimi veririm....
  • İçimdeki Ayı : Fariz Merhaba, Heteroseksüellik neden oluşur, esas nedeni nedir?...
  • Fariz : iyi gunler sorum şu: eşcinsellik neden oluşur,bunun esas nedeni ne, ...